7 Temmuz 2012 Cumartesi

RIZIK DUASI




"Allahümme ya müfettihal ebvab, iftah lena hayral bab. Allahümmer-zukna rizkan halalen ve rizkan vasian bi rahmetike ya erhamer rahimin."

"Ey kapıları açan Allah'ım, bize hayır kapılarını aç. Rahmetinle bize helal ve geniş rızık ver. Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah'ım."

12 Haziran 2012 Salı

İSLAM'DA 40 SAYISI



İslam dinindeki ’40’ mucizesi


Diyarbakır merkez Sur İlçe Müftüsü Dr. Hasan Yakut, İslam dinindeki 40'ların hikmetlerini araştırdı. Ayet ve hadisler ile yaşanan büyük mucize olaylarından yararlanarak hazırladığı "40x40'ın Hikmetleri" isimli kitapta 40 rakamının nerelerde geçtiğini ortaya koydu.

Ayet ve hadisler ile yaşanan büyük mucize olaylarından yararlanarak hazırladığı "40x40’ın Hikmetleri" isimli cep kitapta Hz. Muhammed’in 40 yaşında peygamber olduğu, Deccal’ın 40 gün yaşayacağı, malın 40’ta birinin zekat olduğu, Hz. Yunus’un balığın karnında 40 gün kaldığı ve Diyanet İşleri Başkanı olma şartlarından birin 40 yaş olduğuna dikkat çekiliyor.


Hz. Muhammed (s.a.v.) 40 yaşında peygamber oldu, Hz. Nuh’un gemisinde 40 erkek 40 kadın ve 40 hayvan vardı, Hz. Adem hayattayken Allah, Hz. Havva’ya 40 öz evlat vermiştir, 40 kişi bir cemaattir...
 
Kitapta 40 rakamı ile ilgili oldukça ilginç tespitler var. İşte belki de çoğunu ilk kez duyacağınız, İslam’da 40 rakamının hikmetleri...

 
İŞTE 40X40’IN HİKMETLERİ

 
- Hz Adem’in hamuru 40 gün bekletilmiş

- Allah Hz. Adem’i yarattıktan 40 yıl sonra göklere çıkartmış

- Deccal’in dünyada kalma süresi 40 gündür

- Hz. Nuh’un gemisinde 40 erkek 40 kadın ve 40 hayvan vardı

- Gemi tufandan 40 gün sonra Cudi dağına oturdu

- Şafi mezhebinde Cuma namazının şartlarından biri namazı kılanların 40 kişi olmasıdır

- Hz. Adem hayattayken Allah, Hz. Havva’ya 40 öz evlat vermiştir

- Müslümanların sayısı 40’ı bulduktan sonra Hz. Muhammed İslamı aleni bir şekilde ilan etmiştir

- Hz Muhammed 40 yaşında peygamber oldu

- Hz. Yunus balığın karnında 40 gün kalmıştır

- Hz. Davut’un 40 gün 40 gece yemek yememesi ve 40 yıl ağlaması

- İnsanın aklı kemale 40 yaşında girer

- Diyanet İşleri Başkanı olabilme şartlarından biri 40 yaşını doldurmaktır

- 40 Müslümanın arasında bir veli bulunur

- Karakışın günleri 40’tır Kürtçe’de (Çıle) 40 gün şeklinde isimlendirilir

- Kişi öldükten 40 gün sonra mevlit okunması

- Üzüm suyu 40 gün boyunca kapalı kalırsa sirke olur

- Hz. İlyas 40 yaşında peygamber olur

- 40 kişi bir cemaattir

- 5 vakit namaz, sünnetleri ile birlikte 40 rekâttır

- Tırnak kesmeyi, koltuk, kasık temizlemeyi 40 günden fazla geçirmek günah olur

- Akrabayı ziyarette 40 günü geçirmemeli

- Allah için 40 gün nöbet tutanın bütün günahları temizlenir

- 40 koyundan biri zekat verilir

Kitapta dikkat çeken 40 Haramiler ile ilgili şunlar yazıldı:

ABD yapımı fantastik macera filmidir. Aslen 41 kişi olan haramiler 41 asal sayı olduğundan ganimetleri paylaşmakta zorluk çektikleri için içlerinden en küçük olan Ali’yi öldürürler. Fakat Ali’nin ruhu başka bir bedende can bulur. O kişi aklı erecek yaşa geldiğinde kırk haramiyi bir mağarada bulur ve ganimetlere el koyar. Bundan sonra zenginleşerek yaşantısı değişen başka bir deyişle babalar gibi yaşamaya başlayan Ali’nin adı Ali Baba diye şöhret bulur. Kırk Haramiler 40 eşkıyadan oluşan ve çaldıkları eşyaları bir mağarada muhafaza edip zengin olmayı misyon edinmiş, çoğu zaman Ali Baba filimleriyle hayatımıza girmiş masallar güruhudur. Müftü Hasan Yakut, "Kırk haramilerin hikmeti bir olay soncunda sayını kırk bulmasıdır"dedi.



-alıntı-



30 Mayıs 2012 Çarşamba

ALLAH-Ü TEÂLÂ KIYAMET GÜNÜNDE ŞÖYLE BUYURUR



Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“ ALLAH Teâlâ kıyâmet gününde şöyle buyurur:

–”Ey âdemoğlu! Hastalandım, beni ziyaret etmedin”. Âdemoğlu:
– Sen âlemlerin Rabbi iken ben seni nasıl ziyaret edebilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum hastalandı, ziyaretine gitmedin. Onu ziyaret etseydin, beni onun yanında bulurdun. Bunu bilmiyor musun? Ey Âdemoğlu! Beni doyurmanı istedim, doyurmadın” buyurur. Âdemoğlu:
– Sen âlemlerin Rabbi iken ben seni nasıl doyurabilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum senden yiyecek istedi, vermedin. Eğer ona yiyecek verseydin, verdiğini benim katımda mutlaka bulacağını bilmez misin? Ey Âdem oğlu! Senden su istedim, vermedin” buyurur. Âdemoğlu:
– Ey Rabbim! Sen âlemlerin Rabbi iken ben sana nasıl su verebilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum senden su istedi, vermedin. Eğer ona istediğini verseydin, verdiğinin sevâbını katımda bulurdun. Bunu bilmez misin?” buyurur.

Hadis-i Şerif [Müslim, Birr 43.]

Rivayet Eden: Ebû Hüreyre radıyallahu anh

10 Mayıs 2012 Perşembe

GÖZLERİNİZE İBADETTEN NASİBİNİ VERİNİZ
































Bir gün Peygamber Efendimiz (sav), sahâbîlerine:
“–Gözlerinize ibâdetten nasîbini veriniz!” tavsiyesinde bulunmuştu.

“–Gözlerimizin nasîbi nedir ey Allâh’ın Rasûlü?” diye sordular. Peygamber Efendimiz (sav)de:


“–Mushafa bakmak, onun içindekileri düşünmek ve inceliklerinden ibret almaktır.” buyurdular.



(Süyûtî, I, 39)



26 Nisan 2012 Perşembe

AKŞEMSETTİN (KS) HAZRETLERİNİN NASİHATLERİNDEN


     Akşemseddin(k.s) Hazretlerinin Nasihatlerinden

Ey oğul!


• Her işe besmele ile başla.
• Daima abdestli ve temiz ol.
• Namaz kılmaya önemle devam et. Namazlarında tembellik etme.

• Kaza ve kaderin Hak'tan olduğunu bil.
• Sana ulaşan nimete şükret, belaya sabret; sakın Allahü Teala’ya isyan eyleme.
• Kimseden incinerek sitem etme ve kimse de senden incinmesin. Kimsenin kalbini viran eyleme(yıkma).

• Kardeşine ulaşan nimete asla haset etme.
• Kimseyi kötüleme, yalan ve iftiradan sakın . Kardeşinin kusurlarını görme.
• Ananı ve babanı duadan ihmal etme. Senden büyük kimsenin önünde yürüme.

• Yalnız sefere çıkma.
• Çok uyumak hastalığa sebeptir.
• Gecenin tamamını uyku ile geçirme. Geceleri uyanık ol (namaz ve zikirle meşgul ol), seher vakitlerinde Kuran-ı Kerim oku. Gece, gündüz Allahü Teala’ya dua ve ilticada bulun.

• Allahü Teala’ya daima hamd et, azabından kork. Hep salih kimselerle otur.
• Dünya sultanlarının iltifatıyla sevinme. Dünyanın geçici sevinci seni oyalamasın.
• İhsan ve ikramın bol olsun, sadakayı ihmal etme.

• Sırlarını ifşa eyleme.
• Kendini başkalarına övme, hiçbir şeyinle övünme.
• Bugünden yarının tasasını çekme.

• Na-mahreme sakın bakma, gaflet verir.
• Yere düşen kırıntıyı alıp yemek,kişinin zengin olmasına sebep olur.
• Daima edepli ol, ikram ettiğine de mütevazi ol.

• Dişini tırnağınla kurcalama.
• Evinde örümcek ağı olmasın.
• Elbiseni üzerinde iken dikme.

• Allahü Teala'ya isyandan sakın ki hafızan ve zekan artsın.
• Sahipsiz mala elini uzatma.
• Ölümü aklından hiç çıkarma.

• Salih amel işle.
• Tembel olma.
• Kaderin esiri olduğunu unutma.

• Yaptığını boşa verme, kar ve zararını iyi bil.
• İki kişi arasına girme.
• Gece vakti evi süpürme.

• İyiliği haddinden fazla yap.
• Ahiret endişesini gönülden çıkarma.
• Dünyanın ferah sevindirmesi seni mağrur etmesin.

• Cünüple yemekte bulunmak kişiye keder ve gam verir.
• Kişi başkasının tarağıyla taranmamalıdır.
• Gece gibi sırları gizle.

• Ekmeği ve helvayı soğuk ye.
• Senden yaşlı ve mevkice yüksek olanın önünde yürüme.
• Evini örümcek yuvasına çevirme, temiz tut misafirlerine ve yakınlarına aç.

• Her zaman Cenab-ı Hakk'a hamd ve şükret.
• Yalan söyleme.
• Kimseye iftira etme.

• Kadınlarla beraber olmaktan ve onlarla çok konuşmaktan sakın. Öyle yapan kimseler yakalarını iftiradan kurtaramazlar.
• Kimseyi doğrudan doğruya adıyla çağırma.
• Fazla ilişki, çok koku sürmek ve çok ekşili yemek insanı yıpratır, yorar.

• Sakın elini yüzüne koyup düşünceye dalma.
• Çok uyku yoksulluğa sebeptir.
• Ananı, babanı ve bütün büyüklerini gözet, onları muhtaç bırakma.

• Her zaman iyi kimselerle olmaya çalış.
• Kişiye edep ve terbiye yakışır.
• Cömert ve kerem sahibi olmak gerekir.

• Don ve benzeri giyeceklerini ayakta giyme.
• Dişini dişine sürtme.
• Ömrünün uzun olmasını istersen başkası için kendini yakıp tüketen mum gibi olma.

• Gıybet etme.
• Sana yakın olmayana yaklaşayım diye çalışma.
• Zamanın kıymetini bil.

• Tüccar gibi verdiğini geri alma.
• Kimsenin arkasından çekiştirip, iyi olmayan taraflarını ortaya koyma.
• Aklın varsa kimsenin bulunmadığı tarafa doğru yola çıkma.

• İçin rahat olmasını istersen elini yüzüne koyma bundan çok rahatsız olursun.
• Gece gündüz Allah'a yalvarmaya devam et.
• Allah sevdiği kulun rızkını dünyada kısar, az verir. Çünkü dünya nimetlerinin gönül aynasının pasını siler.

• Gücün yeterse haset kapısını iyice kapat.
• Bakılması yasak olan kimselere bakma.
• Başkalarına sevgi ve saygıda bulun.

• Kimsenin kalbini kırma.
• Dünyanın nimetlerinin bolluğu kişinin itikadını azaltır ve duygusunu köreltir.
• Otururken elbiseyi vücuda sıkıca sarmalama, serbest bırak.
• Sakın ha bir evde yalnız başına yatmayasın.



                                                                                                                                                        -alıntı-

Cübbeli Ahmet Hoca Çörek Otu Kara Habbe Faydaları 





VEDÂ HUTBESİ ( YUNUSCAN'IN SESİNDEN )


 
Yunuscan'ın sesinden Veda Hutbesini dinleyin / izleyin.


VEDÂ HUTBESİ

(9 Zilhicce 10 H./8 Mart 632 M. Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:

"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür."




"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. 


İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur'ân-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir.

Mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

- Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

- Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

- Zina etmeyeceksiniz.

- Hırsızlık yapmayacaksınız.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? "

Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! "

Strese İyi Gelen Şeyler