hadisi şerifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hadisi şerifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2012 Çarşamba

ALLAH-Ü TEÂLÂ KIYAMET GÜNÜNDE ŞÖYLE BUYURUR



Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“ ALLAH Teâlâ kıyâmet gününde şöyle buyurur:

–”Ey âdemoğlu! Hastalandım, beni ziyaret etmedin”. Âdemoğlu:
– Sen âlemlerin Rabbi iken ben seni nasıl ziyaret edebilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum hastalandı, ziyaretine gitmedin. Onu ziyaret etseydin, beni onun yanında bulurdun. Bunu bilmiyor musun? Ey Âdemoğlu! Beni doyurmanı istedim, doyurmadın” buyurur. Âdemoğlu:
– Sen âlemlerin Rabbi iken ben seni nasıl doyurabilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum senden yiyecek istedi, vermedin. Eğer ona yiyecek verseydin, verdiğini benim katımda mutlaka bulacağını bilmez misin? Ey Âdem oğlu! Senden su istedim, vermedin” buyurur. Âdemoğlu:
– Ey Rabbim! Sen âlemlerin Rabbi iken ben sana nasıl su verebilirdim? der. 


ALLAH Teâlâ:
– “Falan kulum senden su istedi, vermedin. Eğer ona istediğini verseydin, verdiğinin sevâbını katımda bulurdun. Bunu bilmez misin?” buyurur.

Hadis-i Şerif [Müslim, Birr 43.]

Rivayet Eden: Ebû Hüreyre radıyallahu anh

26 Ocak 2012 Perşembe

HASTA OLMAK DA BİR LÜTUFTUR.


Kimse "şuram ağrıyor, buram sızlıyor, devasız hastalıklara mübtelayım" diye ağlayıp sızlanmasın. Böyle yapacağına başına gelenlerin hikmet yönünü tefekküre/anlamaya çalışsın. Bunu yapabilenlere ne güzellikler doğacak. Rahatlıyacaklar. Yaşantılarına hamd edecekler. "Vardır bir hikmeti" deyip iman derecelerini artıracaklar, teslimiyetin hazzını yaşayacaklar.

Büyük âlimlerimizden biri hastalıkların 30 tane hikmetini saymıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1- Hastalıklar, ömür dakikalarını ibadet hükmüne getirmektedir.

2-Ahireti, ölümü unutturmaz.

3-Sıhhattin kıymetini bildirir.

4-Günahlara kefaret olur.

5-İnsanı sabra alıştırır.

6-Hastalıkların bir kısmı şehadet sevabı verir.

7-Hasta bakıcılara, ziyaretçilere sevaplar kazandırır.

8-Yakınların ve insanların merhametini celbeder.


Bir hastalık bakın neler kazandırıyor, hem hastaya hem de hastanın etrafındakilere. Lütfun da böylesi olur işte.

Mesele mü"min olabilmek ve mü"min kalabilmektir. Böyle olunca acılar bile kazanç oluverir, elhamdülillah.

"Mü"min hasta olduğu zaman, Allah onun günah kirini temizler; maden eritme ocağı demirin pasını erittiği gibi eritir" buyuruyor Peygamberimiz (SAV)Efendimiz. (Ahlâk Hadisleri, H. No: 497) Acı, mü"mine böylesine kazançtır işte.

Bir başka hadisin meali de şöyle:

"Allah, sevdiklerini dünyada derecelerini yükseltecek, günahlarını bağışlatacak hastalıklara mübtelâ kılar."

Bu müjdeleri duyunca hastalıklarınıza "eyvallah" diyorsunuz değil mi?

"Hastalık Müslümanın günahına kefarettir" beyanı yine Peygamberimiz Efendimizindir. (Tecrid-i Sarih Terc. H.No: 1907)

Bazıları bir sıkıntıya mübtelâ olunca ofluyor, pofluyor sonra da "Allah"ım canımı al da bu acıdan kurtulayım" diye memnuniyetsizliğini ortaya koyuyor. İşte bu katiyyen caiz değil. Bakın Peygamberimiz Efendimiz böyle yapanları nasıl ikaz ediyor. Buyuruyor ki:

"Birinizin başına bir sıkıntı gelince, aman haa sakın ölümü dilemesin. Muhakkak dileyecekse, yaşamam bana hayırlı ise Allah"ım beni yaşat; ölmem hayırlı ise beni öldür, desin." (Tecrid-i Sarih Terc. H. No: 1916)

Gazali"nin güzel bir tesbiti vardır. Der ki:

Musibetler üç bölümde ele alınmalı:

1-Münafıkların başına hastalık gibi şeyler gelince Allah"a itiraz ederler. Bu onlar için cezadır.

2-Mü"minin hastalığı günahlarına kefarettir. Çünkü mü"min, hastalığın Allah"tan geldiğine inanır ve sabreder. Sabrının karşılığını böyle alır.

3-Hasta olan şikâyet etmez (sağlık çarelerini aramakla beraber) haline hamdederse bu, Allah yanında onun derecesinin yükselmesine sebep olur.

Demek hepimize hastalıklarımızdan dolayı hamdetmek ve hikmetlerine vâkıf olmak düşüyor. Bizler de üzerimize düşeni yapalım.



Alıntı / Mevlüt Özcan

25 Ocak 2012 Çarşamba

İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN





İnnâ lillahi ve İnnâ İleyhi Raciûn

İstircâ' lügatta, "geri dönmek, geri vermek, geri almak, dönmesini istemek" anlamlarına gelir. Terim olarak ise, "musibet anında inna lillahi ve inna ileyhi râciûn (biz Allah'ınız ve ancak O'na dönücüleriz) ayetini (el-Bakara, 2/156) okumaya" denir. (İbn Manzûr, Lisânü'l-Arab, Beyrut, ty., I, 1130).

Bir müminin, bir yakınının ölüm haberini aldığında veya herhangi bir musibete uğradığında istircâ etmesi (innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn demesi) müstehabdır (Tirmizî, Deâvât, 83; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 313).


Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Bir Müslümanın ölümünü duyunca, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" dedikten sonra, "Ya Rabbi onu salihlere kat, rahmetine eriştir, çoluk çocuğuna iyilikler ihsan et, bizi de onu da mağfiret et" diye dua edin!) [İbni Asakir]

[İnna lillah ve inna ileyhi raciun, Bekara suresinin 156. âyet-i kerimesidir. "Elbette biz, Allahü teâlânın kuluyuz, ölümden sonra dirilerek yine Ona döneceğiz" mealindedir.]


(Hiç bir ümmete verilmeyen bir şey benim ümmetime verildi. O da bir bela ve musibet karşısında istircadır.) [Taberani]


[İstirca, bela zamanında veya acı bir haber duyunca "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" demektir.]


(Birinize bir musibet veya bir bela geldi mi, istirca ettikten sonra "Ya Rabbi, senin yanında bu musibetin ecrini [sevabını] bekliyorum, bunun ecrini bana ver ve bunu daha hayırlı bir şeyle değiştir" diye dua etmelidir.) [Tirmizi]


(Bir musibet karşısında istirca edilirse, musibetin sonucu güzel olur.) [Taberani]


(Çocuğu ölen, Allahü teâlâya hamd edip, istirca ederse, Hak teâlâ meleklere "Şu kuluma Cennette bir ev yapın, adını da hamd evi koyun" buyurur.) [Tirmizi] 



(Müslümanın basına gelen hiçbir musibet yoktur ki onun sebebiyle günahı affolunmasını. Hatta ayağına batan dikenle bile.) 
[Müslim, Birr, 49]

 
 “İnnâ Lillâhi ve İnnâ İleyhi Râciûn.” 
“Her Nefis Ölümü Tadacaktır."


İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun Arapçası
İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun Arapça Okunuşu
İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun Arapçası Yazılışı
Arapça İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun 
İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun Anlamı
İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun Türkçe Meali

Cübbeli Ahmet Hoca Çörek Otu Kara Habbe Faydaları 





GÜLERYÜZLÜ, TATLI DİLLİ OLANLARA MÜJDE



Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
 
Müslüman güler yüzlü, münafık asık suratlı olur.
Tebessüm, bedavadır, alanı mutlu eder, vereni üzmez.
Huzurun anahtarı, tebessümdür.
Tebessüm edemeyen zavallıdır.
Tebessüm ateşinde erimeyen maden bulunmaz.
Gülümsemesini bilmek, iki cihan mutluluğuna sebep olur.
İslamiyet, sevgi, güler yüz, tatlı söz, dürüstlük ve iyilik dinidir.
Dostlara doğru söylemeli, düşmanları güler yüzle ve tatlı dil ile idare etmelidir.
Başarının sırrı, güler yüz, tatlı dil ve güzel siyasettir.
Güzel siyaset, herkesin memnun olması demektir.
Düşmanınıza iyilik edin, hediye verin. Kırıldığınız arkadaşınıza iyilik edin, sıkıldığınız insana güler yüz gösterin. Bunları yaparsanız rahat edersiniz.
Bir kimsenin veli olduğu; tatlı dili, güzel ahlakı, güler yüzü, cömertliği, münakaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile anlaşılır.
Güzel ahlaklı kimse, edeplidir, az konuşur, hatası azdır, gıybet etmez, Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riayet eder, komşu ve arkadaşını korur. Güzel ahlaklı bir zâta, kötü huylu hanımı ile nasıl iyi geçindiği sorulunca: İyi huylu ile herkes geçinir. Marifet kötü huylu ile geçinebilmektir. Onun kötü huyuna sabredemezsem benim iyi huylu olduğum nereden belli olacaktır, dedi.
 
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 
 
Mümin kardeşinin yanında suratı asık durana melekler lanet eder. [Hatib]

İyiliği, güzel yüzlü kimselerden talep ediniz. [Beyheki]

Mümin kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır. [C. Sagir]

Din kardeşine güler yüz göstermek, iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek birer sadakadır. [Tirmizi]

Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız! [Hakim]

Selam verirken gülümseyen, sadaka sevabına kavuşur. [İ.E.dünya]

Hayrı, iyiliği, güzel yüzlülerin yanında arayınız! [Buhari]

Huyu ve yüzü güzel olan dünya ahiret iyiliğine kavuşur. [İbni Şahin]

18 Ocak 2012 Çarşamba

YARADAN'IN SEVDİĞİ 7 SINIF İNSAN


Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 
 
“Yedi sınıf insan vardır ki, Allah-u Teâlâ onları hiçbir gölgenin bulunmadığı gününde Arş’ın gölgesinde gölgelendirir. 

1) Adaletli yönetici, 
2) Allah’a ibadetle büyüyen genç, 
3) Kalbi camilere bağlı kimse, 
4) Allah için birbirini seven ve bu uğurda bir araya gelip bu sevgi ile ayrılan iki kimse, 
5) Mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından birlikte olmaya (cinsel ilişkiye) çağırıldığı halde; "Ben Allah’tan korkarım" cevabı ile karşılık veren kimse, 
6) Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak şekilde gizli sadaka veren kimse 
7) Tenha yerde Allah’ı anarak gözleri yaşla dolup taşan kimse."

Buhari, Müslim, Tirmizi

12 Ocak 2012 Perşembe

PEYGAMBERİMİZ (SAV) DİYOR Kİ;





Allahım! 
Harama bulaşmaktansa, helalinle yetineyim. 
Beni lütfunla (zengin kılarak) Senden başkasına muhtaç etme.
Tirmizî, Deavât,11

6 Ocak 2012 Cuma

PEYGAMBER (SAV)'İN 100 SÜNNETİ


"Ahir zamanda unutulan sünnetimi ortaya çıkarana (uygulayana) yüz şehit sevabı verilecektir."

(Kütüb-i Sitte)


1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah'ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.
7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.
8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.
9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.
10. Saf ipek ve saf altın Ümmet-i Muhammed'in erkeklerine haram kılınmıştır.
11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.
12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.
13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.
14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.
15. Musafahada önce eli uzatan çekmelidir. Biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.
16. İlmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. Yeter ki fitneye sebep olmasın.
17. Hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.
18. Az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. Mütebessim olmak.
19. Çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.
20. Tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. Çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.
21. Konuşmaya Allah'ın adıyla başlamak ve Allah'ın adıyla bitirmek.
22. Nefsi ve dünyalık bir şey için öfkelenmemek. Bir hak zayi olduğunda ve uhrevi meselelerde ve din hakkı için öfkelenmek.
23. Doğru sözle şaka ve mizah yapmak.
24. Boş işler (malayani) ile iştigal etmemek.
25. Uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak.
26. Yüzükoyun yatmamak.
27. Yatağa girdiğinde avuçları açık olarak birleştirerek İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup avucunun içine üfleyip sonra bütün vücudunu sıvazlamak, bunu üç defa tekrarlamak.
28. Beyaz giymek.
29. Mest giymek.
30. Ayakkabı giyerken önce sağdan başlamak, çıkarırken de önce soldan çıkarmak.
31. Takke ve sarıkla başı kapatıp namazı öyle kılmak.
32. Soğan ve sarımsak kokusuyla mescid ve meclislere yaklaşmamak.
33. Üzerinde kudsi kelimeler ve ayetler yazılı eşya ile tuvalet ve pis yerlere girmemek.
34. Misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. Misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamalı.
35. Aksırınca sesi az yükseltip, 'Elhamdülillah' demek. Böyle diyene de 'Yerhamükellah' demek. Bize dediklerinde 'Yehdina ve yehdikümüllah' diye cevap vermek. Bu üçe kadar böyle mukabele şeklinde devam edebilir. Üç defadan fazla aksıran olursa, nezleden aksırmıştır ve mukabele gerekmez.
36. Esnemeyi mümkün olduğu kadar gizlemek. Ağzı elle kapayarak gidermeye gayret etmek. Namazda iken esneme gelirse, ayakta ise sağ elin, diğer hallerde ise sol elin tersi ile ağzı kapatmak münasip olur.
37. Davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.
38. Gelen misafire ikramda bulunmak.
39. Gözlere sürme çekmek (yatarken)
40. Misvak kullanmak
41. Çevreyi temizlemek
42. Sadaka vermek.
43. Büyük ve umumi banyolarda tesettürle yıkanmalı, peştamal kullanılmalı.
44. Mümkünse her abdest alışta misvak kullanmak.
45. Abdest aldıktan sonra kıbleye dönüp su içmek
46. Cömertlik. Cömert, Allah'a yakın, cimri ise Allah'a uzaktır. Cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. Kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.
47. Çok tefekkür etmek. 'Tefekkür gafleti izale eder. Ölümü tefekkür etmek fani lezzetleri acılaştırır. Eşyanın üzerindeki fena damgasını gösterir.'
48. Suyu üç yudumda ve oturarak içmek
49. Kabristandan geçerken selam vermek ve onbir İhlas okumak
50. Ölmüş kimseleri hayırla yad etmek.
51. Tırnak kesmeye şehadet parmağından başlamak
52. Tırnağını Cuma günü kesmek
53. Kabirleri ziyaret etmek. Gafleti dağıtır ve uhrevi tefekküre vesile olur. Kabristanın kapısına yaklaşınca, kabir halkına gizlice selam verilir. 'Ey kabir sakinleri, esselamu aleyküm. Sizler bizden önce geldiniz, bizler de sizleri takip edeceğiz. Size Allah'tan af ve mağfiret dileriz.' Şeklinde selam ifade edilebilir. Sonra ziyaret edilecek merhumun ayakucu tarafından yaklaşılır. Yüzüne müteveccihen veya kıbleye karşı durulur. Kur'an ve dualar okunabilir. Ziyaret esnasında mezarları çiğnemek mekruhtur. Şayet geçip gitmek için başka müsait yol yoksa, merhuma sevap hediye edilerek, geçilebilir. Mezar üzerindeki yeşillikler yolunmaz, bilakis çiçekler ekilir. Kurumuş otlar ayıklanır.
54. Hasta akraba, dost ve arkadaşları ziyaret etmek. Onlara teselli ve ümit vermek. Ziyareti uzun tutmamak. Hastanın hoşa gitmeyecek hallerini başka yerde anlatmamak.
55. Yatarken sağ tarafına yatmak
56. Abdestli yatmak
57. Anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak.
58. Yemeğe tuz ile başlamak.
59. Sofrada sirke bulundurmak.
60. Ayakkabıyı giymeden önce ters çevirmek, içine birşey girmişse silkelemek.
61. Yolda başı öne eğik yürümek.
62. Biri seslendiğinde seslenene doğru bütün vücudu ile dönmek.
63. Cuma günü gusl abdesti almak.
64. Güzel koku sürünmek.
65. Yemeği tek bir kaptan yemek.
66. Yemekte güzel şeylerden bahsetmek (Yemekte konuşulmaz lafının aslı yoktur)
67. Günde iki öğün yemek.
68. Camiye girerken birileri varsa selam vermek yoksa
'Esselamu Aleyna ve Ala iba dilla hissalihiyn' demek.
69. Suyu üç yudumda oturarak içmek.
70. Evden çıkarken aynaya bakmak.
71. Sabah hiç birşey yapmadan önce elini yüzünü yıkamak.
72. Tebessüm etmek.
73. Yanında ayna taşımak.
74. Yanında tarak taşımak.
75. Yatmadan önce dişlerini temizlemek.
76. Yanına gelen çocuklara güzel muamele etmek, onlara dua etmek.
77. Davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.
78. Dua ederken 'Subhane Rabbiyel aliyyül ağlel vehhab' ile başlamak.
79. Sofra hazırlanırken yardımcı olmak.
80. Büyükleri sofraya oturmadan sofraya oturmamak.
81. Yemeğe başlarken Besmele çekip, Allah'a vermiş olduğu nimetler için şükür etmek.
82. Sağ eliyle yemek.
83. Ağızda yemek varken konuşmamak, gülmemek.
84. Yemek seçmemeye özen göstermek.
85. Lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek.
86. Toplu yemek yenirken herkes yeyip bitirmedikçe sofradan kalkmamak.
87. Yemek bitince 'Elhamdülillah' demek.
89. Yemeği yapana teşekkür etmek.
90. Sofra kaldırırken yardımcı olmak.
91. Gezinerek yemek yememek.
92. Acıkmadan yemek yememek.
93. Yemek tabağını iyice sıyırmak.
94. Meyveleri sağ elle yiyip çekirdeğini sol elle çıkarmak.
95. Gömleğin düğmelerini aşağıdan yukarı doğru iliklemek, çözerken yukardan aşağı doğru çözmek.
96. Yeni bir elbise edindiklerinde, onu cuma günü giyerlerdi.
97. Akşam olduğunda ışığı yakmadan önce perdeleri çekmek.
98. Her gün ölümü düşünmek
99. Haksızlığın karşısında susmamak
100. Her gün saçları iki kez taramak 
 
ALINTI

Strese İyi Gelen Şeyler