güzel hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzel hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2012 Cumartesi

SEVGİNİN BEDELİ



Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

Çimleri biçtiğim için; 5 tl,

Odamı temizlediğim için; 1 tl,
Alışverişe gittiğim için; 50 kr,
Küçük kardeşime baktığım için; 25 kr,
Çöpü attığım için; 1 tl,
İyi bir karne getirdiğim için; 5 tl,
Bahçeyi temizlediğim için; 2 tl,

Toplam borç 14 tl, 75 kr...


Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı

ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım; BEDAVA,

Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım,
senin için dua ettim; BEDAVA,
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm; BEDAVA,
Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım; BEDAVA,
Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım,
giysilerini yıkadım, ütüledim; BEDAVA YAVRUM.
 

Ve bunların hepsini topladığın zaman,
gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün,
bedavadır çünkü…

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.


Annesine baktı, “Anneciğim seni seviyorum” dedi

ve kalemi alarak bu kağıda
“HEPSİ ÖDENMİŞTİR” yazdı.

19 Mart 2012 Pazartesi

HER İŞTE BİR HAYIR VARDIR




Bir zamanlar Afrikadaki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.

Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
-Bunda da bir hayır var!


Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.

Durumu gören arkadaşı her zamanki her zamanki sözünü söyledi:
-Bunda da bir hayır var!

Kral acı ve öfkeyle bağırdı:
-Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu? Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.


Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar.
Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını fark ettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.
-Haklıymışsın! dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi.

-Hayır, diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var.
-Ne diyorsun Allah aşkına?diye hayretle bağırdı kral. Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?

-Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünsene.

6 Ocak 2012 Cuma

EN İYİ BUĞDAY (KISA HİKAYE)


Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı.
Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi: 

-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi. 

-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, 

-Neden olmasın, dedi çiftçi. 

-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır.
Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.

Strese İyi Gelen Şeyler