şifa duası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifa duası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2012 Perşembe

HASTA OLMAK DA BİR LÜTUFTUR.


Kimse "şuram ağrıyor, buram sızlıyor, devasız hastalıklara mübtelayım" diye ağlayıp sızlanmasın. Böyle yapacağına başına gelenlerin hikmet yönünü tefekküre/anlamaya çalışsın. Bunu yapabilenlere ne güzellikler doğacak. Rahatlıyacaklar. Yaşantılarına hamd edecekler. "Vardır bir hikmeti" deyip iman derecelerini artıracaklar, teslimiyetin hazzını yaşayacaklar.

Büyük âlimlerimizden biri hastalıkların 30 tane hikmetini saymıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1- Hastalıklar, ömür dakikalarını ibadet hükmüne getirmektedir.

2-Ahireti, ölümü unutturmaz.

3-Sıhhattin kıymetini bildirir.

4-Günahlara kefaret olur.

5-İnsanı sabra alıştırır.

6-Hastalıkların bir kısmı şehadet sevabı verir.

7-Hasta bakıcılara, ziyaretçilere sevaplar kazandırır.

8-Yakınların ve insanların merhametini celbeder.


Bir hastalık bakın neler kazandırıyor, hem hastaya hem de hastanın etrafındakilere. Lütfun da böylesi olur işte.

Mesele mü"min olabilmek ve mü"min kalabilmektir. Böyle olunca acılar bile kazanç oluverir, elhamdülillah.

"Mü"min hasta olduğu zaman, Allah onun günah kirini temizler; maden eritme ocağı demirin pasını erittiği gibi eritir" buyuruyor Peygamberimiz (SAV)Efendimiz. (Ahlâk Hadisleri, H. No: 497) Acı, mü"mine böylesine kazançtır işte.

Bir başka hadisin meali de şöyle:

"Allah, sevdiklerini dünyada derecelerini yükseltecek, günahlarını bağışlatacak hastalıklara mübtelâ kılar."

Bu müjdeleri duyunca hastalıklarınıza "eyvallah" diyorsunuz değil mi?

"Hastalık Müslümanın günahına kefarettir" beyanı yine Peygamberimiz Efendimizindir. (Tecrid-i Sarih Terc. H.No: 1907)

Bazıları bir sıkıntıya mübtelâ olunca ofluyor, pofluyor sonra da "Allah"ım canımı al da bu acıdan kurtulayım" diye memnuniyetsizliğini ortaya koyuyor. İşte bu katiyyen caiz değil. Bakın Peygamberimiz Efendimiz böyle yapanları nasıl ikaz ediyor. Buyuruyor ki:

"Birinizin başına bir sıkıntı gelince, aman haa sakın ölümü dilemesin. Muhakkak dileyecekse, yaşamam bana hayırlı ise Allah"ım beni yaşat; ölmem hayırlı ise beni öldür, desin." (Tecrid-i Sarih Terc. H. No: 1916)

Gazali"nin güzel bir tesbiti vardır. Der ki:

Musibetler üç bölümde ele alınmalı:

1-Münafıkların başına hastalık gibi şeyler gelince Allah"a itiraz ederler. Bu onlar için cezadır.

2-Mü"minin hastalığı günahlarına kefarettir. Çünkü mü"min, hastalığın Allah"tan geldiğine inanır ve sabreder. Sabrının karşılığını böyle alır.

3-Hasta olan şikâyet etmez (sağlık çarelerini aramakla beraber) haline hamdederse bu, Allah yanında onun derecesinin yükselmesine sebep olur.

Demek hepimize hastalıklarımızdan dolayı hamdetmek ve hikmetlerine vâkıf olmak düşüyor. Bizler de üzerimize düşeni yapalım.



Alıntı / Mevlüt Özcan

3 Ocak 2012 Salı

PEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) ŞİFA DUALARI

Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam, Ebu Katade`nin genç kalması için şöyle dua lütfetti:
`Efleha`llahü vecheke Allahümme barik lehu fi şa`rihi ve beşerihi`
(Allah yüzünün güzelliğini arttırsın. Allah`ım saçını ve vücudunu kendisi için mübarek kıl.)
Ebu Katade(ra) bu duanın bereketiyle yetmiş yaşında vefat ettiği zaman on beş yaşında bir genç gibi gösteriyordu.

Yine bir gazvede Ebu Katade`nin (ra) yüzüne ok isabet etmiş ve yırtılmıştı. Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam mübarek eliyle meshetti. Ebu Katade (ra) der ki: `Kat`iyyen ve asla ne acısını ve ne de cerahatini görmedim.`

Bir gün İmam Ebu Kasım Kuşeyri Hazretlerinin çocuğu hastalanmıştı. Çok üzüntü çektiği günlerde Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam`ı rüyasında gördü. Ve Efendimiz`den (asm) şifa talep etti. Peygamber Efendimiz (as): `Oğluna şifa ayetlerini oku` buyurdu. Hazret-i İmam da oğluna şifa ayetlerini okudu ve Allah`ın izniyle oğlu şifa buldu.

Şifa ayetleri şunlardır:
1- `Ve yeşfi sudura kavmi`m-mü`minine ve yüzhib ğayza kulubihim.`
(Allah mü`minler topluluğunun gönüllerini ferahlandırsın, şifa versin ve kalplerindeki ıztırabı gidersin.)

2- `Ya eyyühe`n-nasü kad caet küm mev`ızatun min Rabbikum ve şifaü`l-lima fi`s-suduri ve hüden ve rahmetün li`l-mü`minin.`
(Ey İnsanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerin derdine şifa, mü`minlere bir hidayet ve rahmet gelmiştir.)

3- `Yahrucu mim-butuniha şarabüm-muhtelifün elvanühu fihi şifaü`l-linnasi inne fi zalike le`ayete`l-likavmi`y-yetefekkerun.`
(Onların karınlarından çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa bulunur. Düşünen bir topluluk için şüphesiz bunda bir delil vardır.`)

4- `Ve nünezzilü mine`l-Kur`ani ma hüve şifaü`v-ve rahmetü`l-li`l-mü`minin.`
(Biz Kur`an`da mü`minler için şifa ve rahmet olan ayetleri indiriyoruz.)

5- `Ve iza meridtü fehüve yeşfin.`
(Hastalandığımda bana şifa veren Allah`tır.)

6- `Kul hüve li`llezine amenu hüden ve şifaün.`
(De ki: Kur`an, inananlar için hidayet ve şifadır.)

Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam hastalara şöyle dua etmiştir:

1-`Allahümme rabbi`n-nasi ezhibi`l-be`se işfi. Ente`ş-şafi. La şifae illa şifaüke. Şifaen la yüğadiru sekamen. Allahümme işfi abdeke yenke` leke adüvven ev yemşi leke ila salatin.`
(Allah`ım! Ey insanların Rabbi! Şifa ver! Şifa veren ancak Sen`sin! Sen`den başka şifa verecek kimse yoktur! Allah`ım! Şu kuluna şifa ver ki, Senin bir düşmanına acı versin veya Senin rızanı kazanmak için namaz kılmak üzere yürüsün.)
2- `Bismillahi erkike min külli şey`in yü`zike min şerri külli nefsin ev aynü hasidin. Allahümme yeşfike bismillahi erkike.`
(Sana ıztırap veren her şeyden, her kıskanç nefisten, her hasetçi gözden Allah`ın adıyla sana şifa dilerim. Allah sana şifa versin. Allah`ın adıyla sana şifa dilerim.)



Kaynak
1- Sözler, 287, 288; 2- Mektubat, s. 145; 3- a.g.e., 139; 4- Tevbe Suresi: 14-15; 5- Yunus Suresi: 57; 6- Nahl Suresi: 69; 7- İsra Suresi: 82; 8- Şuara Suresi: 80; 9- Fussilet Suresi: 44; 10- Ebu Davud, Tıb, 3883; Ebu Davud, Cenaiz, 3107; 11- Tirmizi, Cenaiz,

Strese İyi Gelen Şeyler