evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Nisan 2012 Salı
HAYIRLI EŞ NASIL OLUR
Anne kızına sorar:
-Beğendin mi dün seni istemeye gelen çocuğu?
-Evet anne.
-Sen kolay kolay beğenmezdin?
-Bu beğenilmeyecek gibi değil ki anne. Anahtarı var.
-Evi mi var yani?
-Hayır.
-Arabası mı var yoksa?
-Hayır anne.
-O zaman bankada kasası mı?
-O da yok anne. Olan varlığı 5 vakit kıldığı namazı.
-Ne alaka "anahtar" canım ?
-Bilmiyor musun?
NAMAZ; CENNET'in Anahtarı. Gözü yükseklerde yani.
Maksadı; CEMAL'e erişmek boşvermiş dünyayı.
-Nerden anladın canım ?
-Lisanından dökülen sözler iman kokuyordu. Mesela "Beğendin mi beni ?" dedim.
Başını yerden kaldırdı ve şunu dedi;
''RABBİM siretini ve suretini yüreğime ısındırdı."
RABBİM cümle Ümmed-i Muhammed'e hayırlı eşler nasip etsin...
22 Şubat 2012 Çarşamba
KADININ CİHADI
Riyad-un Nasıhinde buyuruluyor ki:
Resulullah Efendimiz (SAV), ev işlerini Hazret-i Fatıma (ra)'a, dış işlerini Hazret-i Ali (ra) ’ye vermiş, bu hususta
şöyle buyurmuştur:
(Hanımının evde oturması için, işlerini gören, ihtiyaçlarını karşılayan, onu yabancı erkeklerin görmesinden koruyan, ümmet-i Muhammedin düşmana esir düşenlerini satın almış, azat etmiş gibi sevaba kavuşur.)
(Ya Fatıma, ne mutlu o kadına ki, kocası ondan razı olur. Allahü teâlânın farz kıldığını yapmaktan ve kocasına itaatten sonra kadınlar için, yün eğirmekten, iplik bükmekten üstün iş yoktur. Bir saat yün eğirmek, iplik bükmek veya dokumak, kadınlar için bir yıl ibadet etmekten daha sevaptır. Dokudukları her iplik için amel defterlerine bir şehid sevabı yazılır.)
(Beş vakit namazını kılan, malının zekatını veren, Ramazan-ı şerif orucunu tutan, kocasının günah olmayan işlerinde ona itaat eden ve tesettüre uyan kadın, Cennete istediği kapıdan girer.)
Peygamber efendimiz, kendi kızına ve diğer kadınlara şehid sevabı kazanmak için ev işleri ile meşgul olmalarını emretmektedir. Başka bir hadis-i şerifte de, (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir) buyuruldu. (Şir’a)
Kadınların Cennete girmeleri, erkeklere göre daha kolaydır. Bir kadın salih kocasına itaat ederse cihad sevabı kazanır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Müslüman bir kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar kocasına itaat edip namusunu muhafaza ederse, Cennete istediği kapıdan girer.) [İbni Hibban]
(Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]
(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]
(Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehitdir.) [Taberani]
(Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehit sevabı verilir.) [Taberani]
(Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, “haydi bir daha” der.) [Ebuşşeyh] Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir.
(Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allah ü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selame, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum.) [Taberani]
Peygamber efendimiz, kendi kızına ve diğer kadınlara şehit sevabı kazanmak için ev işleri ile meşgul olmalarını emretmektedir. (Şir’a)
Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:
(Hanımına selam söyle, yarı şehit sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir’a]
Erkeğini razı eden kadın için korku yoktur.
Resulullah Efendimiz (SAV), ev işlerini Hazret-i Fatıma (ra)'a, dış işlerini Hazret-i Ali (ra) ’ye vermiş, bu hususta
şöyle buyurmuştur:
(Hanımının evde oturması için, işlerini gören, ihtiyaçlarını karşılayan, onu yabancı erkeklerin görmesinden koruyan, ümmet-i Muhammedin düşmana esir düşenlerini satın almış, azat etmiş gibi sevaba kavuşur.)
(Ya Fatıma, ne mutlu o kadına ki, kocası ondan razı olur. Allahü teâlânın farz kıldığını yapmaktan ve kocasına itaatten sonra kadınlar için, yün eğirmekten, iplik bükmekten üstün iş yoktur. Bir saat yün eğirmek, iplik bükmek veya dokumak, kadınlar için bir yıl ibadet etmekten daha sevaptır. Dokudukları her iplik için amel defterlerine bir şehid sevabı yazılır.)
(Beş vakit namazını kılan, malının zekatını veren, Ramazan-ı şerif orucunu tutan, kocasının günah olmayan işlerinde ona itaat eden ve tesettüre uyan kadın, Cennete istediği kapıdan girer.)
Peygamber efendimiz, kendi kızına ve diğer kadınlara şehid sevabı kazanmak için ev işleri ile meşgul olmalarını emretmektedir. Başka bir hadis-i şerifte de, (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir) buyuruldu. (Şir’a)
Kadınların Cennete girmeleri, erkeklere göre daha kolaydır. Bir kadın salih kocasına itaat ederse cihad sevabı kazanır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Müslüman bir kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar kocasına itaat edip namusunu muhafaza ederse, Cennete istediği kapıdan girer.) [İbni Hibban]
(Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]
(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]
(Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehitdir.) [Taberani]
(Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehit sevabı verilir.) [Taberani]
(Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, “haydi bir daha” der.) [Ebuşşeyh] Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir.
(Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allah ü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selame, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum.) [Taberani]
Peygamber efendimiz, kendi kızına ve diğer kadınlara şehit sevabı kazanmak için ev işleri ile meşgul olmalarını emretmektedir. (Şir’a)
Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:
(Hanımına selam söyle, yarı şehit sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir’a]
Erkeğini razı eden kadın için korku yoktur.
İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]
(Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]
Riyad-un Nasıhin kitabında buyuruluyor ki:
Resulullah efendimiz, ev işlerini Hazret-i Fatıma’ya, dış işlerini Hazret-i Ali’ye vermiş, bu hususta şöyle buyurmuştur:
(Hanımının evde oturması için, işlerini gören, ihtiyaçlarını karşılayan, onu yabancı erkeklerin görmesinden koruyan, ümmet-i Muhammedin düşmana esir düşenlerini satın almış, azat etmiş gibi sevaba kavuşur.)
Ya Fatıma, ne mutlu o kadına ki, kocası ondan razı olur. Allah ü teâlânın farz kıldığını yapmaktan ve kocasına itaatten sonra kadınlar için, yün eğirmekten, iplik bükmekten üstün iş yoktur. Bir saat yün eğirmek, iplik bükmek veya dokumak, kadınlar için bir yıl ibadet etmekten daha sevaptır. Dokudukları her iplik için amel defterlerine bir şehit sevabı yazılır...
(Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]
(Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]
Riyad-un Nasıhin kitabında buyuruluyor ki:
Resulullah efendimiz, ev işlerini Hazret-i Fatıma’ya, dış işlerini Hazret-i Ali’ye vermiş, bu hususta şöyle buyurmuştur:
(Hanımının evde oturması için, işlerini gören, ihtiyaçlarını karşılayan, onu yabancı erkeklerin görmesinden koruyan, ümmet-i Muhammedin düşmana esir düşenlerini satın almış, azat etmiş gibi sevaba kavuşur.)
Ya Fatıma, ne mutlu o kadına ki, kocası ondan razı olur. Allah ü teâlânın farz kıldığını yapmaktan ve kocasına itaatten sonra kadınlar için, yün eğirmekten, iplik bükmekten üstün iş yoktur. Bir saat yün eğirmek, iplik bükmek veya dokumak, kadınlar için bir yıl ibadet etmekten daha sevaptır. Dokudukları her iplik için amel defterlerine bir şehit sevabı yazılır...
-alıntı-
Etiketler:
aile,
aile ve kadın,
ailem,
ailem ve ben,
ailenin önemi,
bayan,
cihat,
evlilik,
huzur,
kadın,
kadın ve aile,
kadın ve islam,
kadının cihadı,
kadının yeri,
kadınlar,
karı koca,
mutluluk
7 Şubat 2012 Salı
EVLİLİKTE HANGİ TİP İNSANLAR MUTLU OLAMAZ
Hep fedâkârlık bekleyen, kendisi fedâkârlıkta bulunmaya hiç yanaşmayan,
Küçük şeylerle mutlu olamayan,
Herşeyi tenkid edenler (eleştiren),
Nimeti, iyilik ve güzelliği fark etmeyenler,
Başkalarını suçlayıp duran, ama kendi eksiklerini görmeyen,
Didaktik (buyurucu, öğretici) üslupla konuşan,
Tebrik ve takdir cimrisi olan,
Öfkesine hükmedemeyen,
Şüpheci, endişeci ve dedektif huylu olanlar,
Maddî olarak kendinden üstündekilere imrenirken, kendinden aşağıdakilerden ders ve ibret almayan,
Sır saklamayı bilmeyen,
Boşanma ve ayrılma lafını sıkça ağzına alan,
Eşini başkalarıyla kıyaslayan tipler genellikle evliliği zora sokarlar .
-alıntı-
23 Ocak 2012 Pazartesi
ZOR BİR EŞ, MUHABBETLE DEĞİŞEBİLİR.
Nefsi müdafaada bulunmak kolaydır. Ama vicdanî muhasebe yapmak ve eşi incitmemek için çalışmak bir erdemdir.
"Eşim zor bir insan. Evde ne yapsam memnun olmuyor. Bardağın hep boş tarafını görüyor." "İşten çıkınca eve gitmek istemiyorum. Eşim kapıdan girer girmez başlıyor, 'Annen şöyle yaptı.' diye söylenmeye."
Kadın ve erkekler böyle dert yanıyor. Kimse kendisinde hata görmüyor. Tabii olan, ne zaman sinirleneceği belirli olmayan biriyle yaşayan eşe oluyor. Bunalıyor, canından beziyor. Bu durumda eşler nasıl davranmalı?
Zor biriyle yaşayan eş "Ben niye böyle biriyle evlendim?" diye hayata küsmemeli, çözüme yoğunlaşmalı. Diyaloğu kesmek, problemi kördüğüme döndürür. Bunun yerine "seni seviyorum ama şu, şu davranışların beni rahatsız ediyor." diye rahatsızlığı söz ve davranışlarla anlatmalıdır. Bazen kişi davranışının eşini rahatsız ettiğinin farkına varmayabilir. Mesajı alan eş de; "Bende problem yok sen yanlış algılıyorsun" deyip işin içinden çıkmamalıdır.
Eşini mutlu eden, kendisi de mutlu olur
Nefsi müdafaada bulunmak kolaydır. Ama vicdanî muhasebe yapmak ve eşi incitmemek için çalışmak bir erdemdir. Kendisine emanet edilen eşin hukukunu korumaktır. Eşini mutlu eden kendisi de mutlu olur. Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır; aile bir fabrika, eşlerse o fabrikanın çarkları gibidir. O fabrikada "mutluluk kumaşı"nı dokumak için çarklar ters hareket etmek yerine birbirine güç vermelidir.
alıntı : gülay atasoy / 8sutun.com
11 Ocak 2012 Çarşamba
HAYATA DAİR ALTIN KURALLAR
1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.
2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.
3-Sevinçlerini sakın erteleme.
4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.
5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.
6-Her yemekten sonra şükret.
7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.
8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.
9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.
10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.
12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.
13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
14-Hergün 6 bardak su içmeyi unutma..
15-Seni seven insanları koru..
16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.
17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.
18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.
19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.
20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.
21-Evliliğini güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.
22-İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.
SON SÖZ..
Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri görmekte gecikebilirsiniz….”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Hayatta strese karşı ilaç olarak Ecdadımız Osmanlı’nın düstûr edindiği 5 esas şunlardır: 1- Er-rızku al’allah: Rızkı veren Allah’tır, ...
-
İnnâ lillahi ve İnnâ İleyhi Raciûn İstircâ' lügatta, "geri dönmek, geri vermek, geri almak, dönmesini istemek" a...
-
SEMA KAPILARI AÇILDI Gök Sema Kapılarını Açan Dua Zikir Hz. Ömer'in oğlu (Allah ondan razı olsun) anlatıyor; Biz bir gün R...





