25 Ocak 2012 Çarşamba

LEKELİYE Mİ KÜSERSİNİZ, LEKEYE Mİ?



Bir A4 kağıdını önünüze alın.
Bembeyaz ve boş.
Üzerinde hiçbir leke yok!
Şimdi:

Bir kalem ile tam orta yere
sadece bir nokta koyun!
Ve çekilin geriye bakın:
Ne görüyorsunuz?
Noktayı mı?

Dikkatinizi nokta mı çekiyor?
A4 kağıdı ebadınca o beyazlık
ve safiyet hiç nazarınızı celbetmiyor mu?
Sadece nokta mı sizin ilgi odağınız?

İnsan A4 kağıdına benzer.
Saf ve temiz büyük bir sathı vardır,
arada da noktalar!
Maalesef
insanlar,
insanlara bakarlarken sadece lekelere   
dikkat ederler.
Ondaki menfi huylara.
Değerlendirirken bir kara nokta
bütün sathı mahfeder sanki.

Halbuki:
İnsan muazzam bir saflığı
ve temizliği de bünyesinde bulundurur.
Lekeli taraflarına dikkat edince
bu temizlik görünmez haliyle.
 
Ama,
dikkati çekmedi diye,
o temiz ve lekesiz bölümler
hiçbir zaman yok olmaz.
Değerlendirirken birilerini,
bir de bu gözle bakılması gerekir.

Pişmanlık damlaları,
en kuvvetli leke sökücüdür.
Onun affettiğini affedememek,
ancak bedbahtlık olacaktır.

Ona belki denilecek ki:
 
Seni neden affedeyim,
sen kimi affettin?
 
Seni neden setr edeyim,
sen kimi setr ettin?
 
Seni neden esirgeyeyim,
sen kimi esirgedin?

Kim bu dünyada
kime ne ile muamele etmiş ise
onunla muamele olunacaktır.

Çok mu şerlidir insan acaba şeytandan?
O bile acaba Rabbim
bana merhamet edecek mi diye ümitlenirken
lekesi çok bunun,
diye birinden tiksintiyle yüz çevirmek,
aynaya küsmek sadece aslında.

Halbuki biz lekeye küseriz,
lekeliye değil.

Şimdi buraya kadar okudunuz.
Bu sözlere taraftar mısınız?
Sizin hiç mi hatanız, suçunuz
ve lekeniz yok ?

Siz, eleştirdiklerinizde,
küstüklerinizden
ve yargıladıklarınızdan daha mı safsınız?

Herkesin cetveli kendisi olsun biraz.

Herkes,
eleştirdiğinin yanına önce kendini koysun.
Ve sorsun:
Ben çok mu temizim?  
Hiç mi kabahatim, eksiğim yok?

Bu soruyu sorduğunuzda
alacağınız cevap bellidir.
Herkesin bir kusuru,
bir eksiği
ve bir zaafı vardır. Ama bizler,
yargılamayı severiz
ve yargılarken de
kendimizi hiç hesaba çekmeyiz !

Başımıza gelen işlerden,
içine düştüğümüz durumlardan
hep başkalarına suç ve fatura çıkaracağımıza,
lütfen biraz da
kendimize dönüp şu soruyu soralım:
Benim yanlışım nedir?
Ben nerede hata yaptım.
Ve ben kimim ki
bu kadar eksikken
başkasını yargılama hakkını kendimde buluyorum.

İyi insanı bulmak için,
önce iyi insan olmak gerekiyor.

Biz önce doğru olalım,
doğru bizi buluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Strese İyi Gelen Şeyler